Komik Sözler - Hayalet Sevgilim
Hayalet Sevgilim
Hayalet Sevgilim
Özlem O güne kadar herşey güllük gülistanlıktı ve Özlem´le çok mutlu bir birlikteliğimiz vardı. Onu canımdan çok seviyordum. Ancak kader onu benden çaldı... Günlerden Cumartesiydi, etrafta can alıcı bir sıcaklık vardı. Güneş cehennem ateşini andırıyordu. Hava öylesine sıcaktı ki, her zaman hareket eden kavak yaprakları bile ölü gibiydi. Sokağa ölüm sessizliği çökmüştü sanki. İnsanlar evlerindeydi, sokaklarda in cin top oynuyordu. Güneş gözüme çarptığında kendimi günlerce hücrede kalmış bir mahkuma projektör tutuyorlar gibi hissediyordum. Televizyonda bir haber spikeri havaların daha da sıcak olacağını söylüyor, tüm yurtta etkili olan bu hava sıcaklığının yol açabileceği sağlık problemleri konusunda insanları bilgilendiriyordu. Hiç bir zaman aklımdan çıkmayan aşkımı düşünüyordum yine. Bir günaydın demek, sesini duyup rahatlamak için telefona sarıldım. "Aradığınız kişiye ulaşılamıyor" mesajıyla karşılaştım. Uyuduğunu düşünerek mutfağa gittim. Sıcağın etkisinden bir nebze kurtulmak için kendime buzlu süt hazırladım. Daha sonra duşa girdim. Suyun içinde içeceğimi yudumlarken bir yandan da O'nu düşünüyordum. Saat öğlen 1 civarıydı. Acaba neden uyuyordu derken aklımdan sıcaklardan bunalmış olup kendini yatağa atmış olabileceğini geçirdim. Mantıklıydı. Soğuk suyun içinde rahatlarken epey zaman geçirmişim. Saat 2 gibi duştan çıktım. Tekrar telefon ettim. Yine ulaşılamıyordu. O güne kadar pozitif düşünmeyi kendime prensip edinen ben yine aklıma kötü şeyler getirmemeye çalışıyordum. Ancak düşüncemin ucundaki biriciğim olduğu için bu prensibimden biraz uzaklaşmıştım. Telefonunun şarjı bitmiştir, telefonu arızalanmıştır, geç yatmış-uyuyordur diye kendimi avutuyordum. Sesini duyamadığım zaman dünya zindan gibi oluyordu. Sıcak iyice içime işlemişti. Yavaş yavaş üstümü giyiyordum. Üzerime bir şort ve kolsuz penye geçirdim. Şapkamı taktığım sırada telefonum çaldı. İçime bir sevinç doğdu ve hemen telefona koştum. Alo dedim, cevap gelmedi yeniden alo dedim ve karşımda tanımadığım bir ses bana alo diye seslendi. Buyrun dedim, kimi aramıştınız? -Özlem´in erkek arkadaşı mısınız dedi -Evet dedim, ne var, sen kimsin? -Nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum. Sanırım kız arkadaşınız dedi ve başımdan kaynar sular dökülmeye başladı. Aniden panikledim ve bu sesime yansımıştı. -Ne oldu O´na! diye sordum. Karşımdaki sesimdeki paniği sezdi ve sesini incelterek hızlı hızlı konuşmaya başladı. Söylediği her kelime bir kurşun gibi işliyordu kalbime. -Küçük bir trafik kazası geçirdi, mühim bir şey değil. Şu an Şişli Etfal'de kontrol altında dedi ve telefon parmaklarımın arasından kaydı... Derhal bir taksiye atlayarak Şişli Etfal´e yol aldım. Radyodan 'bir son dakika' haberiyle yayınımıza ara vermekteyiz" sözünü duyana kadar müzik çaldığını farketmemiştim. Haberde "kaza" lafı geçtiğini duyar gibi oldum ve şoförden radyonun sesini açmasını istedim. Çağlayan yolu üzerinde iki yük kamyonunun birbirine girdiğini ve trafiğin geçici bir süre için aksadığı söyleniyordu. Spikerin yaralanan veya ölen yok demesiyle derin bir nefes aldım... Hastaneden içeri girdim. Etrafta boğucu bir ilaç kokusu vardı. Derhal danışmaya yöneldim. Kimi aradığımı söyledim. Bana koridorun sonundan sola döndüğümde ilk oda olduğunu söyledi. Yavaş adımlarla koridorun sonuna doğru yaklaştım. Kafamı sola çevirdiğimde ise yoğun bir kalabalıkla karşılaştım. Çoğu tanıdık veya yabancı olmayan kimselerdi. Özlem´in babası bir koltukta hareketsiz oturuyordu. Donuk donuk yere bakıyordu. Yanına yaklaştım ve Özlem nerde diye sordum. Gözlerinden ince bir yaş aşağı doğru yavaş yavaş süzülmeye başladı ve sualimi yanıtsız buraktı. Kapıya doğru yöneldim. Kapı önündeki hemşire bana girmek yasak dedi. Kolundan tuttum ve bunu kapı kenarına doğru ittim. İçeri girdim. Özlem´in cansız bedeni bir sedye üzerinde duruyordu. Işıl ışıl parlayan hastane odası aniden karardı... Ve benim içim bir daha hiç ışıkları yanmadı... Özlem tanıştığımız günü anmak ve bana bir hediye almak için gittiği yerde kaza yapan kamyonlardan fırlayan bir parçanın kafasına çarpması sonucu beyin kanamasından ölmüştü. Aşk ve aşka dair tüm inancımı 23 Ağustos 2003 tarihinde, kahrolası bir trafik kazasında yitirdim. O günden beri sevgiye hasret, şevkate muhtaç, özleme öfkeliyim, Özlem'i bana özlettiği için.